BULUNMAYACAK TEK ŞEY SENİN BENZERİNDİR

2006-12-13 21:21:00

>>Ayakkabıcı, yeni getirdiği malları vitrine yerleştirirken, sokaktaki bir çocuk onu seyretmekteydi. Okullar kapanmak üzere olduğundan, spor ayakkabılara rağbet fazlaydı. Gerçi mallar lüks sayılmazdı ama, küçük bir dükkân için yeterliydi. >>Onların en güzelini ön tarafa koyunca, çocuk vitrine doğru biraz daha yaklaştı. >>Fakat bir koltuk değneği kullanmaktaydı. Hem de güçlükle... >>Adam ona bir kez daha göz attı. Üstündeki pantolonun sol kısmı, dizinin alt kısmından sonra boştu. Bu yüzden de sağa sola  uçuşuyordu. Çocuğun baktığı ayakkabılar, sanki onu kendinden geçirmişti. Bir müddet öyle durdu. >>Daldığı hülyadan çıkıp yola koyulduğunda, adam dükkândan dışarı fırlayıp: >>- "Küçüüük!" diye seslendi." Ayakkabı almayı düşündün mü? Bu seneki modeller bir hârika!" >>Çocuk, ona dönerek: >>- "Gerçekten çok güzeller!" diye tebessüm etti, "Ama benim bir bacağım doğuştan eksik". >>- "Bence önemli değil!" diye atıldı adam. "Bu dünyada her şeyiyle tam insan yok ki! Kiminin eli eksik, kiminin de bacağı. Kiminin de aklı veya vicdanı." >>Küçük çocuk, bir şey söylemiyordu. Adam ise konuşmayı sürdürdü: >>- "Keşke vicdanımız eksik olacağına, ayaklarımız eksik olsa idi." >>Çocuğun kafası iyice karışmıştı. Bu sefer adama doğru yaklaşıp: >>- "Anlayamadım!. dedi. Neden öyle olsun ki?" >>- "Çok basit!" dedi, adam. "Eğer vicdan yoksa, cennete giremeyiz. >>Ama ayaklar yoksa, problem değil. Zaten orda tüm eksikler tamamlanacak. Hâttâ sakat insanlar, sağlamlara oranla, daha fazla mükâfat görecekler..." >>Küçük çocuk, bir kez daha tebessüm etti. O güne kadar çektiği acılar, hafiflemiş gibiydi. Adam, vitrine işâret ederek: >>- "Baktığın ayakkabı, sana yakışır!" dedi. "Denemek ister misin?" >>Çocuk, başını yanlara sallayıp: >>- "Üzerinde 30 lira yazıyor" dedi, "Almam mümkün değil ki!" >>- "İndirim sezonunu senin için biraz öne alırım!" dedi adam, "Bu ... Devamı

GÖÇ VAKTİ

2006-12-13 20:59:00

Sevdanın peşinden göç ettim bin şehre..Kendime bulduğum köhne bir kuytuda yaşıyorum şimdi..Neyim var nasılım? Bilmiyorum.. Darmadağın bir yatak , biraz yalnızlık , bolca hüzün sarıldı koynuma..Kahve içmeye gelen sıkıntılarım var hep senin oturduğun köşede..Elde yıkadığım eski acılarımı güneşe asıp, anılarımızı havalandırdım..Hafif bir rüzgar ve senden kalan zerrelerde uçuştu..Maşuk hallerimin yabancısı oldum..Gülümsememe aldanma..Gülümsemelerimin yatağı gözyaşlarımda saklı..Hatırlar mısın ki yine gitmiştin böyle bir sabah vakti.. Oysa bilseydin her gidişinde , daha çoğum kalıyor sende ..Gider miydin?Gülüyorum yine.. Acıdan olsa gerek.. Sende olduğum çokluğun yalnızlığındayım.. ya ondandır belki.. Yalnızım ama acımıyorum.. Hem zaten şair ne demiş “artık acıyı duymamaktır yalnızlık ..” Şimdi yine başımda dolanıyor gölgeler..Siyaha bürünmüş beyaz bir suret dolanıyor beynimin hücrelerinde ve duvara süzülen gölge.. Bildik bir yüz.. bu gölgeye aşinalığım var sanki..Yavaşça süzülüyor aklımın odalarında..dokunsam diyorum..Uzatıyorum elimi.. tam dokunacakken dokunamadığım yerde başlıyor içimdeki uzak ..ve gecenin dilindeki tuzak içine çekiyor beni.. Şimdi ise Güneş batıyor sabahın en eski saatinde..Yol ucundaki kararsızlığım yıldız yıldız parlıyor yeşil tepelerde..Hafif bir rüzgar geziniyor tenimin en ücra köşelerinde..    Ürperiyorum.. Güneşe dokunmak istiyorken yüreğim, ürperiyor içim.. Zaten neye dokunsa üşüyor ellerim...Durmadan yitirmekten olsa gerek.Ellerim yitirmelere çok tanıdık..Dokunmamak adına ediyorum tüm yeminleri..Kime dokunsam kanıyorum diyorum..Ve bir gölge ile bozuyorum bize dair tüm ezberleri..Herkes anlatıyor sensizliğime dair bildiği sözleri..Uçuşuyor sözler..hangi söz değse kulağıma biraz daha gömülüyorum içimde açtığım çukurlara..Zaman sensizliği gösterirken kandırmaya yetmiyor hiçbir söz..En çoğalan yanımda en azalan oluyorum..Edilgenliğim sen iken, hiçbir cümle avutmuyor kendine küsmekten yorulmuş hayallerimi..Yine bir umut ... Devamı